tollFree
|
Yeni yönetmeliğe olan itirazlar gittikçe artıyor. |
|
08.06.2010
Sağlık Bakanlığı'nın 25 Mayıs 2010 tarihinde yayınladığı Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'ne olan itirazlar gün geçtikçe artıyor.
Dernek Başkan Yardımcısı Dr.Onur Erdoğan'ın yönetmelikle ilgili olarak kaleme aldığı görüş ve yorumlarını aşağıda veriyoruz.
AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ ÜZERİNE….. 26 Aralık 2006 tarihinde AH uygulamasına geçtiğimiz günden beri,mevcut mevzuatların yetersizliği nedeniyle birçok sıkıntıyla uygulamanın sahadaki üç saç ayağı(TSM'ler,Sağlık Müdürlükleri ve aile hekimleri) karşı karşıya kaldı.Her zaman söylenen ve bizlere de mantıklı gelen bir söz vardı:”uygulama henüz pilot uygulama ve sahada yaşananlarla mevzuat şekillendirilecek” aslına bakıldığında olması gereken de belki buydu. 06.07.2005 tarihli yönetmelikle işe başlamıştık,peşinden önce 28.07.2006 ve daha sonra da 05 Aralık 2006 tarihlerinde yönetmelik değişikleri yapıldı.Ve son bomba: 25 Mayıs 2010 SALI Resmî Gazete Sayı : 27591 Birçok hususda yeni yönetmeliklerden çok şey bekliyorduk! Neler mi?: -Adli nöbet düzenlemeleri -Hastane-112 nöbeti düzenlemeleri -Mobil hizmet düzenlemeleri -Misafir hasta düzenlemeleri -Aile sağlığı elemanlarının durumları ile ilgili düzenlemeler -Aile hekimleri ve ASE larına mevcut pozisyonundan istifa etmeden tayin hakkı -Derece kadro ilerlemesinin de yapılarak emekli keseneklerinin ona göre yatırılması -“her türlü” raporun aile hekim tarafından verilmesi -Pozitif performans uygulaması -Aile hekimlerinin üzerine ne kadar bulunursa yüklenen “angaryaların” tariflenmesi ve düzenlenmesi Aslında mevzuat yapıcının işi çok kolaydı. Çünkü bu beklentiler iki aile hekiminin yan yana geldiğinde yaptığı her muhabbette konuştuğu şeylerdi.Sahadan randomize seçilecek tek kişi bile yönetmelik yapma aşamasında bunları tek tek sayabilirdi.Hatta yazılı ve daha derli toplu bir bilgi isteniyorsa aile hekimlerinin yazıştığı mail grupları ve forumlar işlerini çok daha kolaylaştıracaktı. Ama ülkemizin masa başında mevzuat yapıp sahadan isteme hastalığı yine sirayet etmışti. Yönetmeliği gördüğümde aklıma 2001-2003 yılları arasında Ağrı’da Sağlık Müdür Yardımcılığı yaptığım sırada katıldığım bir bakanlık toplantısında Bebek Dostu İl olmamız için yapmamız gerekenleri anlattıkları ve bizden bir sunum istediklerinde kürsüye çıkıp Ağrı’da doğumların sadece yarısının hastane yapıldığı dörtte birinin ise hala evde sağlık personeli bile olmadan yapıldığını anlattığım gün geldi. Aslında hiç mi istediğimiz bir şey olmamıştı. Adli nöbet düzenlemeleri, hastane nöbeti düzenlemeleri, defin ruhsatı verilen kişinin durumunun en kısa zamanda ilgili Aile Hekimine bildirilmesi ve bu yönde vefat etmiş kişilerin ilgili Aile Hekiminden kaydının silinmesinin sağlanması,hekim değiştirme süresinin 3 aya indirilmesi,aile hekimlerinin bölge değiştirmelerinin 6 aydan 1 yıla çıkarılarak bazı bölgelerin uygulamaya giriş kapısı olmaktan çıkarılmaları olumluydu ama ya diğerleri???? ASM'leri A,B,C,D,ye ayıran ve ona göre olması gerekenlerin belirlendiği kısma ayrı bir paragraf açma gereksinimi duydum.Yerleştirmeler yapıldıktan sonra aynı ASM'de çalışacak 5 arkadaş olarak yaptığımız ilk şey ofislerimizi düzenlemek boyatmak mobilyalarımızı almak ve de temizlik vb. işler için çalıştıracak bir eleman bulmak olmuştu.Hiçbirimiz ortak kullanılacak birkaç malzeme dışında müdürlükten hiçbir şey almadık.Çünkü biliyorduk ki çalışma mekanımız ne kadar ferah olursa hem biz hem hastalarımız bu işten daha keyif alacak.Her geçen gün ASM mizde ilave ne yapabiliriz mevcut binayı nasıl daha ergonomik,verimli kullanabilirizin hesapları ve planlarını yapıyorduk. Açıkçası yeni yönetmelikte beklentilerimden birisi ASM'ler için buna benzer bir düzenleme kriterleri,standart bir yapılandırma şartlarıydı.Çünkü iğneyi kendimize de batırmak gerekirse, hala üzerinde rengine göre yangında hangi öncelikte kurtarılacağı kağıt yapışık olan fii tarihinden kalma masalarında,derisi yırtışmış eğilmiş koltuklarında oturarak, ufoyla yarım yamalak ısıtmaya çalıştıkları odalarında çelik sandalye üzerinde oturttuğu hastasına bakan arkadaşlarımız da (az da olsa) vardıve durum diğer aile hekimlerini de rahatsız ediyordu. Tabiî ki belli standartlar getirilmeli ASM de belli malzemeler olmalıydı,tabii ki temizlik için eleman çalıştırılmalıydı tabii ki eğer ihtiyaç duyuluyorsa tıbbi sekreter ,sağlık elemanı çalıştırılmalıydı ama diapozon setiyle ne yapılabilirdi veya pulse oksimetreyle kimin kanının oksijen doygunluğunu ölçecektik ki??? 3.5 yıldır 5 kişi çalıştığımız ASM mizde 1 eleman temizlik vb işlerimizi gayet iyi yapıyorsa hastalarım müdürlüğüm hatta zaman zaman gelen bakanlık yetkililerim temizliğimizden hiçbir zaman şikayetçi olmamışken her Aile hekimi başına 10 saat eleman çalıştırlması mecburiyeti getirip 2. Elemanı zorunlu kılmanın anlamı nedir ki? Çoğu zaman acaba bu bizde paranoya haline mi geldi, herkes bize çok para mı alıyorlar diye bakıyor diye düşündüğümüzde, hadi canım yok öyle değildir demekte haksız mıyız diye düşünmeye başladık.4 kişinin olduğu ASM'nin işleri bir kişi tarafından yapılabilirken sayı 5 olunca ikiye neden çıkar ki;??? Uygulamaya geçerken yönlendirildiğimiz çoğu eski sağlık ocağı binalarında her üç hekim için bir aşı izlem odası neden planlanmadı öyleyse. Örneğin bizim ASM'ye 5 değil 3 aile hekimi neden yerleştirilmedi veya 14 metrekareden küçük hatta penceresi bile olmayan odalar neden aile hekimi ofisi olarak başta bizlere verildi ki??? Acaba d sınıfı asm nin bile eleman,malzeme,ısıtma,elektrik,su,telefon,internet,tıbbi sarf malzemesi,temizlik malzemesi vs aylık gideri ne kadardır bu sınıflama yapılmadan önce hesaplayan oldu mu? Sadece şekli ele alan bir yönetmelik olmuştu.Şimdi diyelim ki her şeyi yapmış bir aile hekimi,ASM’ni a sınıfı hale getirmiş.4000 de nüfusu var ama bir bakmışsınız gebe sayısı 10-12(rakamları atmıyorum 4000 nüfuslarla 10-12 gebesi olan aile hekimleri gördüm ve hala aile hekimliği yapıyorlar) sizce hangisi değerli? Keşke yönetmeliğimiz fiziki şartlarımızla uğraşacağına hizmet kalitemizi koruyucu sağlık hizmetlerini arttırmaya yönelik düzenlemeler yapsaydı. Bunlarla uğraşacağımıza yaşlı takipleriyle,kronik hastalıklarla mücadeleyle,kanserle mücadeleyle,bebek-çocuk gebe izlemleriyle daha fazla uğraşsaydık. Dr. Onur ERDOĞAN Adahed bşk.yrd.
|